HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Faruk Polat, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yaptı. Polat, tarımda sürdürülebilirliğin sadece alım fiyatlarının artırılmasıyla sağlanamayacağını belirterek, kalıcı çözümler için girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekti vurgusunu yaptı.
POLAT: HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ AYNI ÇIKMAZIN İÇİNDE
Açıklamasında çiftçilerin son yıllarda ciddi bir maliyet artışıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Polat, mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama ve elektrik giderlerinin üreticinin sırtındaki yükü her geçen gün daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Buğday fiyatlarındaki artışın zincirleme etki yarattığını belirten Polat, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Daha önceki tarım ve hayvancılık dosyamızda da ifade ettiğimiz gibi, üretimin sürdürülebilirliği yalnızca alım fiyatlarının açıklanmasıyla sağlanamaz. TMO tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, çiftçilerimizin yaşadığı maliyet artışlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Son yıllarda mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama ve elektrik giderlerinde yaşanan ciddi artışlar, üreticimizin yükünü her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Çiftçimizin emeğinin karşılığını alması elbette önemlidir. Ancak üreticinin beklentilerini karşılamayan bu fiyat artışına rağmen çözüm sadece alım fiyatlarını yükseltmek değildir. Zira buğday fiyatlarındaki her artış, un, ekmek ve diğer temel gıda ürünlerine de yansımakta; sonuçta hem üretici hem de tüketici aynı çıkmazın içinde kalmaktadır. Asıl yapılması gereken, üreticinin maliyetlerini düşürecek ve üretimi teşvik edecek kalıcı politikaları hayata geçirmektir.
“ÇİFTÇİLERİMİZE VERİLEN DESTEKLER ARTIRILMALI”
Çiftçilerimize verilen destekler artırılmalı; sulama yatırımları hızlandırılmalı, enerji maliyetleri azaltılmalı, modern sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı ve üreticilerimize daha güçlü teşvikler sağlanmalıdır. Özellikle Şanlıurfa gibi tarımın merkezinde yer alan illerimizde, çiftçinin en temel sorunları olan su ve enerji meselesi artık ertelenmemelidir. Barajların gölgesinde susuz, yüksek gerilim hatlarının altında elektriksiz kalan üretici anlayışı sona ermelidir. Çiftçiyi desteklemek sadece bir meslek grubuna yardım etmek değildir. Çiftçiyi desteklemek; üretimi, gıda güvenliğini, ekonomik istikrarı ve ülkemizin geleceğini desteklemektir. Üreten, alın teriyle toprağı işleyen tüm çiftçilerimizin yanında olmaya; sorunlarını gündeme taşımaya ve çözüm önerilerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.”

0 Yorum